2 yıl önce düştü yolum bu şehre...
Yeni başlangıçlar heyecanlandırır beni hep...Ama insan,özellikle bayanlar evlenip de uzaklara gidince bambaşka bir ruh haline bürünüyor...evet evet kesinlikle öyle oluyor...
Önceleri pek anlamamıştım içine düştüğüm ağır düşüncelerin...
Okumak veya çalışmak için şehir yada ülke değiştirmeye benzemiyor bu göç...
Bu şehirde en çok neler düştü aklıma;
Annem babam düştü aklıma mesela daha önce hiç olmadığı kadar.Onların herşeyi benim için iki kat önem kazandı.Sanki onlar çocuk oldu ben ana-baba.Parmakları kanasa benim içim kanadı hep...
Uzun uzun düşünmeye vaktim oldu hep bu şehirde,düşündükçe de yiyip bitirdiğim aklım biraz eziyet çekti haliyle...Olmadık şeyler olmadık insanlara takıldı aklım.Kalbim çok kırıldı mesela kimselerin haberi olmadan...En çok bir yerlerde izlerini kaybettiğim dostlarımdı kalp ağrılarımı tetikleyen...İnsan herşeye uzak olunca daha çok düşünülsün daha çok aransın istiyor...
Ama kimsenin birbirine tahammülü kalmadığı bir dünyada biraz fazla iyimserlikti hatırlanma isteği...
Çok direndim ben böyle olmayacağım diye ama sonra pes ettim.Daha doğrusu pes ettirdiler,bu "incelikli" davranışım soru işaretleri uyandırdı kanımca.Kimse niyetimin incelik olduğunu aklına getirmek istemedi sanırım,başka şeyler aradılar bunların altında.
Sağlık ve sağlıklı olmak konusundaki endişelrim tavan yaptı yalnızlıktan...Aklım kendi kendine kinetik enerjiyle çalışan bir mekanizma gibiydi; benim en ufacık bir hareketimde kendiliğinden çalışmaya başlıyordu.Durmaksızın çalışarak beni olmadık korkulara salıyordu.O zamandan bu zamana temmennim,"Allah'ım sen beni ve sevdiklerimi koru,bize vermiş olduğun en büyük nimetlerinden birisi olan sağlığımızı muhafaza et,bizlere verdiğin sağlığa sağlık kat,bizlere verdiğin şifaya şifa kat,gülen yüzlerimizi daha da güldür" oldu.
Her akşam bu duayla günümü bitiriyorum artık.
Buraya da yazıyorum ki okuyanlar olursa belki hoşlarına gider,onlarda dahil etmek isterler belki bu duayı ömürlerine...Katılanı çok oldukça tınısı ve kabulu daha da artan ilahi bir iç dökümdür dua...Evrene gönderirsek ,minik fısıltılar halinde bile olsa yerini bulur,fısıltılar muhteşem bir tınıya dönüşür...Boşuna dememişler "Dünya dua ile döner" diye...
Bu şehir hüzünlendiğim şeyleri derinleştirdi evet...
En çok bu son iki yılda idrak ediyorum mesela yaşadığımız dünyanın ne kadar boş olduğunu...Çok da fazla anlam yüklememek gerektiğini her meseleye...27 yaşımdan buyana hayatımda bu duygu ağır basmaya başladı.
20 li yaşlarımın başında hevesliydim.Heveslerim çoktu.Okulu bitireyim,çalışmaya başlayayım,kariyer edineyim hevesi herşeyin üzerindeydi.25 li yaşlarımdan sonra bütün dünyayı yerinden oynatabilirdim artık.O kadar derin bir güç hissederdim çimde.Heyecanlarım müthiş bir seviyedeydi.Herşey için heyecanlanır,heveslenir,biraz da hırslanır,taşları sıkıp sularını çıkartasım gelirdi.Üstüste gelen hayal kırıklıklarım bu müthiş yaşam şevkimi ard ardına kırdı.Onlar kırıldıkça ben daha çok öfkelendim.Öfkelendikçe bir sorumlu suçlu aradım hep.Hayır başarısızlıkları üzerime bugün bile almıyorum.Çünkü ilk iş yaşamımdaki çöküntüler benim hatalarımdan dolayı olmadı.Ben üzerime düşeni yapıp geriye dönüp baktığımda şimdi gurur duyduğum bir azim göstermiştim.Öfkem ,çabalarımın ve emeklerimin disiplinsizlik ve sorumsuzluk yüzünden heba olup gitmesiydi.Ellerimle emek emek kurduğum şirketimin çöküşünü engelleyememiştim.Ah ne üzülüp ne kahrolmuştum o zamanlar...
27 yaşında,ölesiye yorgun,üzgün ve öfke doluydum...
Sonra anahtar ters döndü birden...
Her şey değişti.
Yolum bu şehre düştü O'nunla beraber.
O geldi hayatıma,sihirli parmaklarıyla bir dokundu hayatıma,herşey değişti.Griler ebruliye dönüşmeye başladı.
Sevgili eşim Gökselle tanıştıktan sonra hayatımdaki süratli değişimi ben bile takip edemez olmuştum.
Güzel Allah'ım benim için bir kapıyı kapatmış,işte burada,tam karşımda yeni bir kapı açmıştı bana...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder